gözen
ne
demek?

13 Nisan, 2010 / 21:39
Uzun uzun anlatmayacağım. Şimdi şöyle oluyor... İnsan bazen o kadar içinde hissediyor ki bazı cümleleri; yazmak istemiyor. Öyle zamanları bana soracaksınız işte. Özellikle, otobüsün penceresinden etrafı seyrederken hissediyorum bunu. Yanımdaki insanın kolunun koluma değmesi ile irkiliyorum fakat tokat gibi gelen "gerçek dünya" pek de uzun sürmüyor. Tekrar başlıyorum bakıp görmemeye, duyup anlamamaya...

09 Nisan, 2010 / 15:35
Bir keresinde ben bu şarkıyı* açmıştım ve ne olacağını merak edip duruyordum. O kadar merak ediyordum ki midem bulanmaya başlamıştı. Kötü bir şey olacağına emindim. Şarkı bitip bitip tekrar başlıyordu ve her tekrarda ben ölüp ölüp tekar diriliyordum. Kesinlikle öyleydi.

Bu şarkıyı açmış, oturmuştum olduğum yere. Dışarıdan yeni gelmiştim ve üzerimde henüz kot pantolonumla gömleğim vardı. Makyajımı daha silmemiştim. Bana "bir şeyler söyleyeceğim" deyip susmuştun. Beklemek uzun zamandır o kadar yormamıştı. Hatta o günden sonra hiç bir bekleyiş onun üstüne geçemedi.

Şimdi üzerinden yıllar geçti. Şimdi ben o kadar nasırlaşmışım ki... Evrimi kanıtlarcasına gösteriyorum herkese hepsini. "Bu hale geldim, haberiniz olsun" diyorum. Üzülmesinler istiyorum. Ben zaten kimsenin üzülmesini istemedim hayatım boyunca.

Yıllar diyordum... Geçti. O an da geçmişti. Bana söyleyeceklerini söylemiştin ve yanımda olmanı istemiştim sadece sarılmak için. Hiç bir şey söylemeden sadece sarılmak bazen sayfalarca konuşmaya bedel olur ya; o an da öyleydi. Her şeyin kısaltması var aslında. Her cümlenin, her hissin, her rüyanın... Biz insanlar, uzatmaya bayılıyoruz. Ama o an uzatmamıştım. Çünkü sen de uzatmamıştın. Nettin ve bu yüzden hep sevdim seni.

O zamandan bu zamana şarkıda hiç bir şey değişmedi tabii ki. Şarkının bana hissettirdiklerinde de... Fakat bir şey daha değişmedi. Hala; o gün söyleyeceklerini beklediğim korku ve endişe ile bekliyorum mutluluğu...

* amy winehouse - back to black