gözen
ne
demek?

23 Temmuz, 2009 / 02:25
Gözlerimi kapar kapamaz başladı rüyam. Uzun soluklu bir rüyaydı benden aldığı zamanın aksine. Ben vardım, sen vardın, o vardı. O hep vardı zaten... Ellerine bütün sevdiğin şeyleri almış dans ediyordu seni öperek. O gülüyordu, konuşuyordu ve sonra yine gülüyordu. Nasıl da rüya içinde rüyaydı tüm bunlar... Yazıldığı kağıdı sarartabilecek kadar etkili, bir kaç kişi tarafından paylaşılabilecek kadar büyüktü.

Oturdum arkamdaki sandalyeye. O hala dans ediyordu. Yorgun değildim. Endişeli hiç değildim. Emindim çünkü her şeyden. Arada göz göze geliyorduk. Bir kaç kulaç atıyordum fakat yüzgeçlerim yoktu. Belki de hiç alışmamıştım suya... Beynimdeki boşluklarda nesneler ne kadar hızlı hareket ediyordu oysa... Su çok yavaştı, yapamazdım.

İzledim seni, onu, onları... Yanınıza gelmek çok uzun süreceğinden; sadece hayal ettim. Oradaydım ben, görmediniz.

Uyandım sonra. Asla dans edemeyeceğim bir şarkıyı açıp uyumuşum. Ne yapmam gerektiğini bilmenin güzel bir şey olduğunu düşünerek en sevdiğim kalemimi aldım masadan. Uyandıktan sonra okumak üzere bir not yazdım kendime:

"Dans edemediğin şarkıları kendin açıyorsun, yosun sevmediğin halde yüzgeçlerini de bırakıp suya giriyorsun."