gözen
ne
demek?

31 Aralık, 2008 / 06:33
Her sene yaptığım gibi kendime bir yeni yıl yazısı yazmak için açtığım bu sayfaya bakarken şu an, o kadar çok şey düşünüyorum ki ayı anda. Beynim bu duruma alışık. Her zaman, bir şeylerden vazgeçmek zorunda. Beynim bir çok eylem için bir zorundalık halinde zaten. Anlatmak istediklerim bu değil.

Bugün otobüsteyken, insanların gerçekten sadece bir yaşamları olduğunu düşündüm ve oturması için yerimi verdiğim dedeye baktım uzun uzun. Kulağımda bağırarak güzel şeyler söyleyen o adamın sesi uzaklaştı düşündükçe ve yine düşündükçe ben uzaklaştım insanlardan. Düğmeye basmamı isteyen kadının gözleriyle aramdaki mesafe bir metreden azken, bir kilometreden fazlaydı, buna eminim.

"İnsanlarla arandaki mesafenin sorumlusu sen olabilir misin acaba?"

Bunu düşünmediğimi söyleyemem. Fakat, bundan ne memnunum ne şikayetçiyim. İnsanlar gibi ben de ne istediğimi bilemiyor olabilirim.

Her şey parça parça yaşıyor sanki. Umutlarım, hayal etme sürecim, gerçekleşmesi/gerçekleşmemesi, hayal kırıklığı... Bu hep böyle devam edip gidiyor. Fakat her hayal farklı bir dünya. Nasıl ki her insan ayrı bir dünya ise gözümde... Her insan, ayrı bir galaksi hatta, sonra o galaksilerin ayrı dünyalarını temsil eden hayalleri...

"Gözen, yazını insanların ne olduklarını bile bilmediğin hayalleriyle neden dolduruyorsun?"

Biri söylemedi. Kendim sordum. Bazen aynen bu şekilde, kendi söylediklerimi de yazıyorum ki gözümün önüne; kendime cevap vermek zorunda hissedeyim. Çünkü çoğu zaman kendi sorularımı es geçiyorum. Buna alıştım ya da alıştırıldım.

Bu aralar bir de ellerim falan titriyor. Onlara bakınca titriyorlar ama. Kaldırıyorum elimi, bakıyorum, titriyorlar. Evet, kendimden korkuyorum. Sonra, dedenin gözleri... Kendinden korkmak için çok kısa hayat, biliyorum. Aklım aynı bir çay kaşığı pirinç gibi. Göründüğünden çok daha fazla şey barındırıyor ve bu beni her defasında şaşırtıyor. Yoruluyorum, şaşırıyorum, yoruluyorum ve yine şaşırıyorum. Günler böyle geçiyor. Filmleri böyle izleyip müzikleri böyle dinliyorum. Evimden okula bu düşünceler eşliğinde gidiyorum. Birisini dinlerken gözlerimden bunlar okunuyor belki, bilmiyorum. Eğer öyle ise; özür dilerim. Bu çok kötü bir şey. Uyumadan önce bunlar... Dolayısıyla ardından rüyalarımda tekrar ediyorum. Hatta doğum günleri, bayramlar, biradan ya da rakıdan ilk yudumum... Sonra yılbaşları...

Herkesin yeni yılını kutlarım.

Etiketler: