gözen
ne
demek?

26 Kasım, 2008 / 02:18
Kahve Mavi
Saçlarım bulutlara değerken bir yandan toprağı kokluyorum. İkisinin ayrı ayrı cazibesi var zihnimde. Her türlü pislikten arınmak istercesine sürüyorum ellerimi ve yüzümü toprağa. Görmeyen kalmasın diye daha da yükseliyorum buluttan buluta çarptıkça. Nedir bu telaşım ya da amacım ne hiç bilmiyorum. Ben zaten kararsız yaşıyorum. Benden alınan her şeyi geri toplamak istiyorum. O kadar uzak ki bazı şeyler; kısayım, yorgunum, güçsüzüm, suçluyum, fazla gururluyum. Bana bakıldığında "deli" deseler keşke diye düşünüyorum bazen. En azından yaptıklarıma bir neden bulabilirler o zaman. Ama bunun yerine, soru işaretleri dolu yüzler görüyorum etrafımda. Çılgın gibi dönüyor dünya, ben de bazen ona ayak uyduruyorum. Acaba prangalar benlik değil mi pek sevgili yuvarlak? Her yeri sen zannediyorum. Her yerini, sana uyarlanmış zannediyorum. Beni uyutan ve uyutmayan sebeplerini diziyorum önüne ve hükmetmeni istiyorum onlara. Zira, hükmedilmekten yoruldum. Göründüğüm gibi değilim, olmak istediğim gibi de değilim. Sadece yollarım çok uzun.

Saatler boyunca yatağımın yanındaki duvarın tümsekleri ve çukurları ile oyalanmak vakit kaybı değil diye düşünüyorum. Yorgunum ve yorganım bile ağır geliyor. Yorganım siyah ve ağır, evet. Bense inadına açık renk giyiniyorum yatarken. Zihnim çıplak yatıyorum hep, üşüyüp donsun anılarım. İyi halleriye kalsınlar, öyle ölsünler mesela. Hatırlamak istediğim noktalarında donsunlar ya da ben artık hatırlamayayım hiç bir şey. Düşüncelerime ateşle yaklaşıp eritmeyeyim hiç birini. Sağ tarafımdaki çerçevede kol kola durmuş gülümseyen çift benim ailem, sevgili yuvarlak... Başım ağrıyarak bakıyorum gözlerine, gülerek bakıyorlar bana. Kafamın üstünde duran da benim.

Benim...
Benim hayatım...

Hayatımı nelerle doldurmalıyım sence? Yerde mi kalmalıyım, gökyüzünde mi? Ağlarken birine mi sarılmalıyım kendime mi?

Etiketler:


18 Kasım, 2008 / 19:55
"If you want to tell people the truth, make them laugh, otherwise
they'll kill you."

Oscar Wilde



Etiketler:


06 Kasım, 2008 / 14:27
... Come, you spirits
That tend on mortal thoughts, unsex me here
and fill me from the crown to the toe top-full
of direst cruelty. Make thick my blood;
Stop up the access and passage to remorse,
That no compunctious visitings of nature
Shake my fell purpose, nor keep peace between
The effect and it. Come to my woman's breasts
And take my milk for gall, you murdering ministers,
Whereever, in your sightless substances.

Etiketler: