gözen
ne
demek?

22 Ağustos, 2008 / 04:04
Ev tarhana kokuyor. Gerçekten de başka bir şehirde değilim. Başka bir yatakta ya da ilk defa yürüdüğüm bir sokakta değilim. Evdeyim. Giysilerimi koyabileceğim bir dolap var. Valizim uykuda bir sonraki yolculuğuma kadar.

Kendimi özlemişim. Kendi kendine kapris yapan ben'i, nefes alıp verişinin en ufak bir düzensizliğinden bile evham edinen/edinebilen ben'i, yalnızken; saçlarını özensiz bir şekilde toplamaya bayılan ben'i çok özlemişim. Fakat o da ne? Ben çok değişmişim. Hatta değerlerimle birlikte değişmişim sanırım.

İnsanlar, uzun uzun trenler gibi tıpkı. Hayatıma giriyorlar ve çıkmak bilmiyorlar. Bunu ben yapıyorum, biliyorum. Her insanın bir vagonuna mutlaka kanımdan bir damla bırakıyorum. "Umarım çıkmaz bu leke, kalır..." diyorum ama ne sesimi duyuyorlar, ne kanımı görüyorlar. İnsanlar çok kör anne. Ya da benim her davranışım boş, yersiz. Kendi dilimi kullandığıma, çevremdekilerle aynı dili konuştuğuma eminim oysa. Anlamıyorlar. Depresyona girmiş liseli bir genç gibiyim. Tek derdim aşklarım sanırım. İnsanlarda böyle izlenimler bıraktığımdan şüpheliyim. Bana çevirdikleri aynada görünen bu, ne acı. Bunda da hatalı benim.

Ben hem kendime, hem çevreme karşı hatalı bir insanım. Hayır, bu durumda telefonlarımın susmaması gerekir diye biliyorum. Yanlış mı biliyorum?

Etiketler: