gözen
ne
demek?

08 Nisan, 2008 / 02:08
Evre
İpekten yapılmış kağıtlarını kucağına alıp evden çıktı. Gittiği yer her zamanki yerdi fakat, giden kişi; her günkü giden değildi. Günlerin adı, sayısı değişiyordu, kaldırım kenarlarında oturan siyah kunduralı adamlar değişiyordu. O da değişmeliydi. İlk önce sesinden başladı hatta belki de değişmeye. Bunu ancak; O'nu uzun süre dinlemeyenler fark edebilirdi. "Hiç değişmeyen bir şeyleri değiştirmek lazım ama önce" diye düşündü onu gidiyor olduğu yere götüren şekilsiz yollarda.

"Kapıyı sağ elle değil de, sol elle açabilirim mesela" dedi.

İpek kağıtlardan bütün öğrendiklerini saman kağıtlara aktardı. Öğrendiklerini aktarıyor olması; önemli olanın kağıdın ipekliği değil, aktarılanlar olduğunu anlamasını sağladı. Fakat yeter miydi? ASLA! Aynaya baktığında; aklından geçenlerin, ideallerinin ve hayalerinin aynadaki yüzü tamamlayan birer şapka olduğunu anladığı gün çok şık bir bayan olacaktı.

Etiketler: