gözen
ne
demek?

20 Nisan, 2008 / 17:49
21
Odanın dışından gelen bir konuşma sesi ile uyandım dün. Aman tanrım! Yapacak o kadar çok şeyim vardı ki... Kalktım, hazırlandım. Daha doğrusu hazırlanmadım.

"Hiç uğraşamam dedim"
kendi kendime. Sadece kendimle de değil. Hiç bir şeyle.... Teker teker koydum bana lazım olacak olan her şeyi çantama. Dünyaya geldiğim için gerçekten mutlu olduğumun farkındaydım.

Annem aradı,"iyi ki doğdun kızım, hayat ne kadar güzel bak o yaşlarının kıymetini bil" dedi. Kardeşim, "abla iyi ki doğdun ben arkadaşımla oyun oynuyorum hadi görüşürüz" dedi.
Babam mesaj attı:

"Babasının güzeli iyi ki doğmuş... Nice yıllara..."

Babamın dediği gibi güzel olmalıydım, bu yüzden hemen senemlere gittim. "Senem beni güzel yap" dedim. "Ama önce ağlamaman gerekir Gözen" dedi. Haklısın dedim ve nefesimi tuttum.

Bütün hayatımın dümdüz, engebesiz olacağına zaten hiç bir zaman inanmamıştım. Fakat orojenez oluşumların bu kadar ivme kazandığını bilmiyordum, öğrendim.

"Teşekkürler..." dedim içimden doğum günümü kutlayan, kutlamayan; yanımda olan, olmayan herkese. Doğum günüme özel dans eden arkadaşlarıma ayrıca teşekkür ettim, öperekten. Para takacaktım, fakat yoktu. "Neyse" dedim. Bir dahaki sefere...

Elalemi baştan çıkarıp yalnızlığın tadını çıkardım dün. Fakat geçmişi silmedim. Bunun doğru olduğuna inanmıyorum. Değiştiremediğin bir şeyi silemezsin de zaten. Sayfa sayfa açıp bakarsın ancak. 21 yaşıma gelene kadar geçen sayfaların hepsinde vardım. Suçsuz, haklı birine en suçlu ve haksız halimle bağıran da bendim, masum bir şekilde bir kenarda oturan da.

En büyük erdemlerin birinin de insanın bütün renklerini kabul etmesi gerektiğini anlaması olduğunu bir şekilde öğrenmiştim zaten.

Etiketler: