gözen
ne
demek?

27 Mart, 2008 / 04:45
Olağan
Her gün yeni bir çekmecemi farkediyorum. Çekmecelerin her biri, ayrı birer anıya ait. Ayrı insanlara ve dolayısıyla ayrı dünyalara... Düzenli her şey. Soğuk bir düzenlilik, rahatsız edici bi nem mevcut her birinde. Atamadığım naylon hatıralarım... Maziye karışmıyorlar.

Her gün; iki adım atmışken, üç adım geri gidiyorum. Karanlığın; perdem dolayısıyla oluşmadığına eminim. Her şey değişiyor fakat. Eskisi gibi, top görünce heyecanlanmıyorum, bilye görünce gülümseyemiyorum. "Eline sağlık anne" diyemiyorum. Yemekler bile değişiyor. Güzellikler, düşler, beklentiler...

Her gün bir hayalimin hastalandığını görüyorum. Sabah uyanıyorum ve bir bakıyorum yatağıma, orada öylece yatıyor. Bırakıp gidemiyorum hiç bir yere. Yatağıma her geçen gün daha da çok bağlanıyorum.

Her gün, ömrü bir günlük olan umutlar doğuruyorum ve aynı günün gecesi onların ölümüne şahit oluyorum teker teker.

Her gün zamandan biraz daha nefret ediyorum fakat ona olan ihtiyacımın boyutu karşısında kızgınlığımı saklayıp küfürlerimi yutuyorum.

Her gün cevapsız bırakıyorum onlarca soruyu ve cevapsız bırakılıyorum. Bunun, kendi suskunluğumun bir cezası olduğunu düşünüp, unutmaya çalışıyorum.

Her gün izliyorum olan biteni ve diyorum ki kendi kendime; "istesen de istemesen de, isteseler de istemeseler de bir payın var ucu sana dokunan her olayda."

Etiketler: