gözen
ne
demek?

11 Kasım, 2006 / 02:53
Nokta
Bitmiş. Olay son bulmuş. Artık iki ayrı insanlarmış. Kanuni bağları yokmuş. Gayet medeni olmuş. Öyle de olması gerekirmiş. Bana bu konulardan dolayı bir fenalıkla birlikte bir hüzün de gelirmiş. Ne yapacağımı, ya da en azından ne düşünmem gerektiğini bilemezmişim.

İçtiğim su, belli bir soğukluk derecesinin altındaysa o sudan bir şey anlamayanlardanım. Hayatım farklı olsun farklı olsun diye diretiyormuş gibi görünebilirim. Öyle olduğumu, öyle olmaya çalıştığımı zannedebilirsiniz. Asla değilim. Sıradanım ben sıradanım. Sıradan mutluluklarla zevk alıyorum sanırım hayattan. Arada cinsliğim tutuyor, deliriyorum. Zaten normal değilim diye sık sık söylenirim de, bu delilik farklı. Misal; bağırıveriyorum. Aaa diyesim, çirkeflik yapasım geliyor, engel olamıyorum. Bunları yazma amacım asla bir çözüm yolu bulmak değil şu an. Sakın "şöyle yap" demeyin -ki zaten böyle diyen birilerinin çıkacağını da hiç mi hiç zannetmiyorum.

Bugün çok ilginç bir hisse kapıldım akşam salonda tv seyrederken. Evdeyim, herkes kendi telaşında. Kardeşim bir elinde oyuncak yerde oturuyor, bir gözü televizyonda. Takip etmediğim -hızlarından edemediğim nitekim- bir dizi oynuyor karşımızda. Yer yer sesli, yer yer sessiz izliyoruz bir güzel. Kalkan, oturan, su içmeye giden, gelen, tuvalete giden vs.. Gün normal bir şekilde geçmekte yani. Ama ben öyle bir dışardayım ki o an; hissetmiyormuşum gibi sanki uzandığım kanepeyi, ya da görmüyorum ben gözüme hitap eden nesneleri. Duymuyorum sesleri..

Kısaca; ben bu evden değildim sanki. Uzaklaşmışım ben, soğumuşum, soyutlanmışım adeta. Nedir yani sebep? Hiç böyle bir duyguya kapılmamıştım daha önce. Kötü hissettim, kendimi suçladım. Bir büyük mü daha çok hata yapar bir yetişkin mi? Bu soruyu sordum sordum durdum kendime. Bir yere, bir sonuca varamadım. "Haklı mıyım haksız mı?" diye hiç sormadım zaten. Dışardan bakan bir çift göz gibi hissettim kendimi bütün akşam.

Bir şeyler yedim, zor yuttum.