gözen
ne
demek?

08 Eylül, 2006 / 11:38
Çıkıyorsun dışarı, o bakıyor bakıyor, inceliyor. Bir de aile içerisinde kritiği yapılıyor. Sonra vazgeçiliyor. İçeri giriyorsun, oturuyorsun. Sıkılıyorsun. Aklında binlerce soru işareti, endişe, haksızlıklar silsilesi.. Kendini tanıyamadığını düşünüyorsun bazen. Uzun uzun o yollar gel artık diyor. Para kazanmak zorundasın an itibariyle.

"Ben çok üzgünüm." diyor bir ses içinden. Ciğerlerin ona buruk bir iç çekerek eşlik ediyor. Çeşmesinden akan suyu özlemişsin be, o kadar yani. Kötülerdin, bıkardın, atardın bir köşeye kendini ama kimse yapmadığın birşeyi yapmışsın gibi görünmene destek olmazdı. Orada ne insanlar vardı.. Öyle ki; bir daha rastlamazsın benzerinehiç birinin. Onları o hale getiren orası mıydı, yoksa zaten öyleler miydi bilinmez.

Biri geliyor biri gidiyor. Yoruluyorsun. "Neler oluyor?" diyor bir ses içinden. "Ben de bir bilsem.." diyorsun. Duvardan sana bakan rafyanın tamamını makasın bir tarafıyla kıvırcık hale getirmek zevkli olurdu belki ya da ben gidiyorum deyip, ilk otobüste önlerden bir yer alıp gitmek..

Saat 12:05 olmuş, kahvaltı yapmamışsın henüz. Ne yiyeyim ne yiyeyim diye düşünürken mesaj geliyor, hemen cevap veriyorsun. "7 gün kalmış.." diyor içinden bir ses. "Hadi be, yemin çek" diyorsun.

Şöyle bir gülüyorsun.

"Ulan ne biçim kızsın, canın işkembe çorbası, kokoreç falan çekiyor.." diyorsun içindeki ses daha laf etmeden.