gözen
ne
demek?

21 Haziran, 2006 / 21:23
Çipura Sofrasındaki Sazan Hallerimiz
30 küsür yıldır birbirini görmemek... Ve sonra karşılaşmak tesadüf eseri. Garip bir duygu olsa gerek aslında. Eski günleri anmak, siyah beyaz fotoğraflara bakmak, iç geçirmek. Bugün babam işte o 30 küsür yıldır görmediği kişiyi davet etti akşam yemeğine. Üzerinize afiyet balık kızarttı, bira falan da almış, oturduk bir güzel yedik. Balık yemekten pek hazetmiyorum aslında ama yedim 3 tane zar zor. Yahu kılçıklarından nefret ediyorum, ne kadar kızarmış olursa olsun balıklar, o kılçıklar benim boğazıma takılıyor mutlaka. Psikolojik galiba, neyse. Yemek yendi, içildi biralar. Fotoğraflara bakıldı. Her buna benzeyen ortamda olduğu gibi babam benim okulumdan bahsetti, sonra konu doğal olarak kendi okullarına geçiş yaptı. Siyasi olaylar, yaşanan aşklar, edilen kavgalar vb...

Düşündüm de ne kadar sade bir yaşam sürüyoruz aslında. Ne olaylar oluyormuş o zamanlar, okuldan okula gidip kavga etmeler, sürtüşmeler, ve daha bir çok hareket içeren sahneler. Kendimi bir çok yönden şanslı, bir çok yönden de zayıf hissettim. Kendimi.. Bilmiyorum, hiç bir şey bilmiyormuş gibi hissettim. Yaşam tarzımız, içinde bulunduğumuz ortamlar, konuştuğumuz konular, örnek aldığımız insanlar, yaptığımız davranışlar ve kullandığımız Türkçe(!)...

Yemek bitti, doymuştum.

-Kaç tane balık yedin Gözen?
-3 tane baba.
-Ohoo, oysa ben 5 yersin diye düşünmüştüm, yediğin her bir balık için sana 10 ytl verecektim.
-Öyle mi? 2 daha yerim yaa.
-Yaa, yok öyle yağma. Geçti artık.

Gülüşmeler.


Az önce dolaba baktım, hani olur ya, tok olursunuz ama yine de dolabın kapağı bir kez açılır, içine bakılır, hatta önünde dikilinir mutlaka. Sonra dolap ötmeye başlar haddinden fazla açık durdu kapak diye. Sinir eder adamı.

Neyse. Baktım bir bira daha duruyor orda manken gibi. Vallahi manken gibi. Limon suyu da balıktan kalma, duruyor öylece. Hiç acımayacağım. Babam dedi ki; "o birayı ikimiz içeriz.." Yahu 1 şişe bira, ikimize nasıl yetecek? Ben sana alırım baba 1 şişe daha. Limon suyu bekler hadi.

İçelim...
(Çok içecekmişiz gibi..)