gözen
ne
demek?

30 Nisan, 2006 / 20:45
No Comment mi denir

Kafama her şeyi takmam ki aslında öyle gibi görünse de. Bazen anlatmak istediklerimi doğru şekillerde anlatamıyorum ve bu diğer insanlara zarar veriyor sanırım. Diğer insanara zarar vermesi de beni üzüyor haliyle. Ama olması gereken onların beni, bana bir şey sormadan, sormalarına gerek kalmadan anlaması değil mi? Tek bir kelimem bile ortada kaybolup gidiyorsa bu beni üzer, bu herkesi üzer. Hiçkimse düşünceleri kimse görmeden buharlaşıp gitsin istemez. İpi sökerim sökerim sökerim ama sonuna gelip de orada hiçbir şey kalamdığını görünce yıkılırım ben elimde değil.

Sevmiyorum işte bu olayı.
Yapma istersen hiç, ya da yap yazsın orada şu kadar ... var.
Ben yapmayacağım, neden diye hiç sormadın ki be arkadaşım, dostum, daha dün "iyiki tanımışım iyiki" diye içimden geçirdiğim isim. Neden diye hiç sormadın.

Benden önce gündeme gelen muhabbetler ben yokmuşum gibi sürer gider her yerde -ki üzer beni.


Üzer gider, gider sonra. Buharlaşır. Unuturum. Senden kıymetli değil.



28 Nisan, 2006 / 21:11
varya
"ondan nefret ediyorum ama kimseye söyleme."

peki.

"o, varya ondan nefret ediyormuş ama kimseye söyleme."

peki.

"ben şundan duydum, o ondan nefret ediyormuş. ama bak benden duymadın."

peki.

bkz. kulaktan kulağa.

19 Nisan, 2006 / 16:37
İyiki Doğmuşum
İnsanın her gün doğum günü olsa keşke.
O kadar güzel bir duygu ki hatırlanmak, sevilmek, değer verildiğini hissetmek, şımartılmak.

Doğum günümü kutlayan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Başta annem, babam,
sonra hystéria beyler,
sonra kumbaram, egom ve daha niceleri.
seboistnet kafilesi...

teşekkür ederim,
büyüyorum sizinle.

11 Nisan, 2006 / 16:35
Önyargılarım, Yıkılışları ve Hayko Cepkin


Aslında çoğu zaman önyargıyla yaklaşıyorum olaylara. Böyle özellikle bir insanı gördüğümde, hani ilk görüşte nasıl biri olabileceğini anlayabilmiş gibi hemen yorumlara başlıyorum ya da davranışlarımı hemen aklımda çizdiğim sınırlara göre yapıyorum. Bu o kadar zararlı oluyor ki bazen, yanlış anlaşılmalar, haksız çıkmalar, pişman olmalar... Hayko Cepkin'e yaklaşışım da yine bu şekilde oldu. İlk başta, ilk izlediğimde "bu ne ya nasıl biri bu adam, ı ıh sevmedim ben.." gibitepkilerde bulunmuştum ve dinlemeyi reddetmiştim. Albüm çıkış tarihinden epey bi sonra, çevremdeki bir kaç arkadaştan da etkilenerek dinlemeyi tercih ettim. Albümü açtım ve sıraya aldım, önce çok garip geldi ezgiler kulağıma, "ilk defa dinliyorum ya ondandır.." dedim ama öyle değildi. Hayko Cepkin'in tarzı bugüne kadar gördüğüm, dinlediğim insanlardan o kadar farklı ki ister istemez etkileniyorsunuz. Şarkılara kendi kattığı efektler, ses rengi, hareketleri ve özellikle sıradışı dış görünümüyle O gerçekten çok farklı bir insan, çok farklı bir müzisyen. 8 Nisan'a kadar canlı dinleme, izleme fırsatım olmamıştı Hayko'yu. Ama kendisi 8 Nisan'da İzmir Kemancı Bar'daydı ve gittik izledik. Bugüne kadar gidip de tam anlamıyla eğlendiğim konserlerden biriydi. Gerek sahne şovları gerek o kendine has hal ve hareketleriyle küçümsenemeyecek bir yer etti beynimde.

Böyle böyle anlıyor insan yanlışlarını, yanlışı yapıp da yanlışı görerek sonunda... Şimdi Hayko Cepkin bir sonraki albümünü sabırsızlıkla beklediğim müzisyenler arasında.

Şiddetle tavsiye ederim.

07 Nisan, 2006 / 20:24
born owa
to get her.