gözen
ne
demek?

10 Eylül, 2005 / 04:19
hikaye*nin özeleştirisi..
gölgem olsaydın keşke.. gölgem. aynı ben. ben gibi. benim yaptıklarımı yapsaydın sen, benim gittiğim yerlere gitsen, enim yediğim şeyleri yesen, içsen.. ben olsan, sen ben olsan. ben sen oldum çünkü. ne elimdeydi bu ne de gücüm yeterdi değiştirmeye. evet değiştirmekti doğrusu, bana iyi gelecek olan değiştirmekti ben yapamadım. sen esir aldın davranışlarımı. peeh.. haberin bile yoktu ki. zaten istesen gerçekten yapamazdın, haberin olmadığı için böyle kolay oldu. aslında istediklerin bunlar değildi. yanına kar kaldı sadece. bana kar kalan ise gözyaşlarım oldu..

sen, sadece kendini düşündün, sadece kendini. sen kendi gölgeni gördün sırf. yürüdün yürüdün, ama bir metre ilerlemedin, O'ydun, hala O'sun. değişir misin acaba diye baktım aylarca sana. sen görmedin ki ben hep baktım, değişmedin. inan aslında baktığımı bazen ben bile görmedim, farketmedim ama bakıyordum. istemeden de olsa takip ediyordum ki. bırak zaten önemli olanlar bunlar değil be canım. bunlar değil. benim gölgem bile kalmamış bak. gölgem yok benim. kaybolup gitmiş yollarında, yollarda. yolların veya yollar.. ne önemi var? kaybolmuş bişeyin yeri belli değildir zaten. lüzumsuz bu sorunu cevabı o yüzden.. lüzumlu olan ne biliyor musun? yada üzerinde durulması gereken şey... senin gölgen, senin hayatın, senin yüzeyselliğin. senin basit yaşamın. aslında düşünüyorum bazen öyle mi olmalıydım diyorum. boşver gözen okuma, yazma, yaşa sadece yaşa, ayrıntıları salla biraz, mutlu olmaya çalış elinden geldiğince çünkü bak bunları yapanlar mutlu.. bunları yapanların hayatları dolu dolu. her günü bir diğerini aratmıyor. o kadar güzel ki ayrıntılara gerek kalmıyor işte. onların gölgeleri yanlarında. kaybolmamış. arkalarında. yollar? nerede yollar? yollar bi yerde değil. onlar yollarda gölgeleriyle birlikte. o gün burda bu gün şurda.. hayat işte bu. sen ne hata yaptın gözen? ayrıtılara sarıldın 18 yıllık hayatın boyunca.. ittin yüzeyselliği..

insanlar kendileri olmadı gözen. kendileri değillerdi hiç. sen oldun mu? olabildin mi gerçekten, samimi miydin istediğin ya da gerektiği kadar? bilemezsin. ama onlar senleyken değillerdi, emin olabilirsin. gölgeler anlatır her şeyi.. bir insanın gölgesi yanındaysa inan kendisi değildir.. çünkü kendisi olmaya çalışan insan arayış içindedir. arayış ancak bir anlığına ya da uzun süreliğine kaybolmayla eş değerdir.. ayrıntılara in gözen ayrıntılara.. boşver gerisini.. istediğin mutluluk o aslında, her ne kadar bulması zor olsa da bir gün mutlaka.. birgün mut-la-ka..

sen oldun mutlu.. oldun. yaşadın yüzeyde..hayatının yüzeyinde.. en güzeli evet, mutluydun çünkü. hayattan çok şey beklememek lazım senin gibi.. basit şeylerle mutlu olmak lazım evet. netice de görüyoruz ki çok şey beklemek, ya da basit yaşamamak için uğraşmak bişey katmıyor insana gözyaşından başka.. en azından benim cephemden öyle. senin cephen.. mutlu.. senin cephen umursamaz.. ahh.. sen mutlusun işte mutlusun. bu öyle güzel bişey olmalı ki öyle güzel.. somut şeyler mutlu ediyor seni.. ya da şöyle diyeyim; somu şeylerin çoğu.. oysa benim mutsuz olduğum o kadar çok şey var ki sendeki somut şeylerden fazla mutlu olabileceğim somut şeyim olmasına rağmen mutsuzum...

ben işte böyleyim, boşver. boşver.

gölgen aslında benim.

gölgendeki ayrıntılarda gizliyim.

yüzeysel yaşıyorsun dedim ya,

ayrıntılarda yaşasaydın görürdün beni işte.

gerçek anlamda, gerektiği şekilde görürdün.

boşver.

ben, kaybolmuş gölgem, müziğim, yazılarım, telefonum, bi kaç fotoğraf ve bendeki sen.. gidiyorum zaten..