gözen
ne
demek?

04 Eylül, 2005 / 02:01
64 Kare


soğuk değil, ben üşüyorum. sorma nedenini..
ısınmaz hiç ellerim ayaklarım benim.
ceket verme bana, boşver.
yalanlarını ört daha iyi onunla.

göz kırpışlarına kadar takip ediyorum seni,
duyuyorum içindeki konuşan kişiyi,
senden daha iyi,
senden daha net,
senden daha samimi,
senden daha daimi...

göremediğim bir açıklık söz konusu inan..
o kadar açık ki aslında,

ama ben;
körüm.
kör bir düğümüm.

vazolar kırmak isterdim şu an biliyor musun?
vazolar..
ama çiçeklerini alacağım elime, bakacağım.
ölmeyecekler gözlerimin önünde ölen kumru gibi geçen gün.
o kadar üzüldüm,
o kadar ağladım ki ben, bilmiyorsun.
hissetmiyorsun.
sen,
duymuyorsun ben bağırıyorum avazım çıktığı kadar.
ne diye bağırıyorum ben de bilmiyorum,
neler diyorum anlamıyorum, uğultu gibi geliyor
sessizliğinden yarı sağır olmuş kulaklarıma sesler.


gözyaşlarımın dudağıma değdiği an;
emin ol önümde resmin var.
ve resmin olduğu an dudağımda gözyaşı..

beni haddinden fazla üzüyorsun,
karşılık vermek zor değil,
izin vermiyor bişeyler.

oyun gibi aslında..
hakimiyet, galibiyet, güç, kurallar..
bunların hepsini aldın mı?
aldın mı zannediyorsun?
bana mı öyle geliyor?
alakası bile mi yok?

bilmiyorum inan ben,
görmüyorum zaten.
soruşumun tek nedeni bu desem,
inanmazsın,
susyorum madem.
pusuyorum...

burdan görünen
üç hamle yapıp, bir vezir veren bir rakip.

piyonların kaçışların.

kalelerin ise sığınak...

şahın;
kalbin.
oyunun başında neredeyse,
hala orada korkarım.

yıkmışım ben hep kuralları,
satrançta "hadi" denmez, bilir misin?

dedim.

zamana sıkıştırılmaz.
bunu hep yaptım..

aklında hamleler, hissediyorum.
çekinme.

çünkü kaybettiğin vezirin,
piyon son kareye gelince
sana geri dönüyor...