gözen
ne
demek?

29 Ağustos, 2005 / 00:31
(arabesk.®)

susuz kalan yolcu olmak?
ne hissettirir ki insana?
bir takım şeylerden duyulan acılar vardır. hep büyük acılardır. herkesin acısı kendisine büyük olur daima.


yok olmak söz konusu olur hatta.
yaşamaktan bile vazgeçilir.

neler neler...

erkenden gelen belki de bir çok şey.
neye göre erken?
yaşa?
olgunluğa?
yaşananlar açısından doymuşluğa?

toplumumuzda yaşa.

çok insan tanıyorum ben daha kaç yaşında kaldıramayacağı acılarla karşılaşan...
çok çocuk biliyorum daha kendi çocukken kardeşine bakan, büyüten...
ve kendimi biliyorum ben, bu yaşımda bile sorumluluk bazında daha bebek olduğumu. düşünmem gereken onca şeyden başka şeyler düşündüğümü.
kuzenimi biliyorum ilkokul yıllarında annesini kaybeden.

daha milyonlarca çocuk ya annesini kaybeden... milyonlarca...

önümüze gelen her engeli yıkan zorluklar olarak nitelendiririz.
susar, ağlarız. bitiririz bişeyleri, koparırız bağları.
yanmışızdır.
üstümüzden savuramayız bir türlü.
oysa savurduğumuzda gidebilecek olan küllerdir onlar belki.

ya gitmeyen isler?
giden bir anne geri döner mi?
hüznü kalır işte is misali.

en ufak bi hüzünlü ezgide öne çıkıverir.
gitmez.

gözlerden belli olur o. baktığında birine, ta gözbebeğine, içine... derinliklerine...
görürsün orda yatan bir vücudu.
tüylerin ürperir belki.
ama asla o gözlerin ağlarken duyduğu acıyı duyamazsın. duyamayız. ağlamak ister sürekli, ama yapamayacağında öyle bir ağrı saplanır ki tam iki gözünün ortasına... anlatamaz da. kelimelere dökemez. tıkanır kalır. boğazında düğümlenir hepsi. bakar başkalarına... bi nevi mutlu olanlara... dalar gider...

kalbi o kadar hassastır ki aslında ama alışıyordur.
nasır tutuyordur zamanla.
senden, benden daha da güçlü olacaktır o yaşında.

sorumluluk...
almıyoruz onu...
almıyoruz.

ve ne sorumluluklar alan insanlar var, bunu biliyorum ben.
kendimi de biliyorum en ufak bi şeyi kocaman yapan belki.
ama yok işte herkesin acısı kendine büyük.

susup, ağlamak.
basit yoldan mı gitmek?
kabullenmek mi?
yoksa çaresizlik mi?
aslında yapılacak bir şey var da es geçmek mi?
kendine gelemeyişin verdiği bir kötü sonuç mu?

ağlamak..
neyse ne...
ağlamak işte.

sonuçta ağlamak.
yanaktan akıp giderken sürekli bi şeyler alıp götüren gözyaşları...
ağlamak işte, vazgeçilmezlerimizden.

ısınamasak da ağlarken ağlamayı seviyoruz.

biz;
arabesk bir toplumuz.